Kayıtlar

Şubat, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hatay'daki Suriyeli'lerin Plebisit Tehlikesi

Bugün Rus medyasında dehşet verici bir yazı okudum. Yazıda Hatay'a dikkat çekiyordu. Özetle kendi yorumumla paylaşmak istiyorum: Yazıda Hatay için "Suriye'den Çalınan Şehir" olarak bahsediliyor. Fransa'nın 2. Dünya Savaşı öncesi müttefik arayışı içerisinde iken Türkiye'yi yanına almak için Hatay'ın 1939'da Türkiye'ye verildiğine  dikkat çekiyor. Ancak Hatay'ın Türkiye'ye verilmesi Lozan'a teknik olarak ters düşeceği için Fransa'nın jest yaparak referandum önerdiğini vurguluyor. Yazıda şöyle devam ediyor: Suriye yıllarca Hatay'ın Türkiye'ye verilmesi kararını tanımadı. 2011 yılı öncesi Türkiye ile Suriye'nin yakınlaşması, ortak yatırımlar planlanması (Dostluk Barajı), aradaki ilişkilerin düzelmesiyle Hatay konusu tartışmalarının rafa kalktığını; ancak 2011'den sonra Türkiye'nin Esad rejimine karşı terörist grupları desteklemesi ve ilişkilerin bozulmasıyla Hatay konusu tartışmalarının yeniden alevlendiği vurgul...

Rüzgârın Yönüne Göre Savrulan Suriye Politikası

Hükümetin Suriye politikasını inanın hayretle izliyorum. Suriye'nin kuzeyine yapılan Zeytindalı, Barış Pınarı ve Fırat Kalkanı Harekatı operasyonları, orada oluşturulması planlanan terör kolidoru ve sonrasında kurulması planlanan sözde devletçiği önlemek adına doğru adımlardı, biz de destekledik. Ancak operasyonu yaparken ifade ettiğimiz nokta Suriye'nin toprak bütünlüğünü korumaktı. Zira bu konu ile ilgili her yazımda Suriye'nin toprak bütünlüğünü korumak, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü korumaktır, diyorum. Fakat, o süreçte Rusya'nın desteği ile Suriye'nin kuzeyine girip ABD'nin desteklediği teröristlerle savaşırken; bugün geldiğimiz noktada ABD'nin desteğiyle Suriye'nin batısı İdlip'te Rusya'nın desteklediği rejimle savaşacak olmamız dış politikamızın ne kadar vahim durumda olduğunu gösteriyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyorsak yapmamız gereken; Suriye ve Rusya ile ortak masada buluşup İdlip'te bulunan tüm terörist ...

Son Dakika Haber